Dans ettiren evrensel yasa: Esneklik Yasası

  • Yazar: Gökçe Özer

“Mutluluk bir entropidir. Mutluluk arttığı zaman mutsuzluk kendiliğinden azalır.”

Varoluş ne zaman, ne şekilde başlamıştır bilemiyoruz ama aklımızın sınırlarında kalarak diyebiliriz ki, varoluşun ilk milisaniyesinden itibaren bir devinim ve değişim hep işlemekteydi. Bu devinimin bir planı, bir düzeni yoktu, hiç de olmadı. Ancak bu büyük devinim bilim tarafından yakından incelendiğinde, kaosun da kendi içinde bir düzene, matematiğe sahip olduğu, karmaşık da olsa değişimin anlamlı ipuçlarına sahip olduğu ortaya kondu. Yani evrenin işleyişinin birden fazla yasası vardı ve bu yasalar, kaotik gibi görünen bir sistem ile bize devamlı bir entropiyi mutlak kılıyordu. Ama sanatsal bir dönüşle ve rastlantısallıktaki gizem ile…

Her ne kadar Newton, deterministik bir yaklaşımla, geçmişteki hareketler tam olarak bilindiğinde gelecekteki durumların hesaplanabileceğini söylese de, bu durum kendi zıttı yani kaotik işleyiş olmadan varolamazdı. İşte bu rastlantısal düşün şöleni içindeki düzen, yine evrenin kendine has yasaları ile devam ediyor.

Yazar olarak, sınırlı aklımızla koca bir bilgi kutusunu açıp, onu anlamak derdine düştüm ve evrendeki ve yaşayıştaki sınırsızlığı bazı sınırlara bağlı kalarak açıklamak bana da mantıklı geldi…Dedim ya, akıl sınırlı….Ancak dünyaya gelmiş birçok öğretmen ve bilge kişi de doğal dünyayı bir takım prensiplere bağlı kalarak anlatmışlardır.

Aslında varlığımıza etki eden tüm parazitlerden uzak olduğumuzda, en derin hislerimiz ve sezgiselliğimiz vasıtasıyla zaten bu yasaları biliyoruz. İçimizdeki bilgiyi -ego veya zihin karmaşasına sokmadan, yargısız ve saf- dinlediğimizde ve ona güvendiğimizde, hayatın içinde – zaman zaman bazı zorluklarla karşılaşsak dahi- bu akışa direnmeden ve dans ederek ilerliyor oluyoruz. “Zorluk” kelimesini anlamlandırmamız ise, zihinselliğimizle anlamından çıkıyor ve bize “öğrenmek için fırsat” anlamını kazandırıyor. Ne güzel değil mi!

Bu niyetle, o zaman ilk yasamız “Esneklik Yasası” ile başlayalım.

“Direndiğimiz şey, kalıcı olur”

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, insan zihni sınırlı. Bu sınırlı bilgi ile, yıllarca aklımızla anlamadıktan/bilmedikten, gözümüzle görmedikte sonra, güven(e)memeyi öğrendik. Oysa ki engin kapılar, farkındalık ile görünenin ötesini de görebilmemizle ve hatta en acı olayları dahi kucaklamakla açılıyor.

Esneklik Yasası, bize “an”da kalmayı ve “an”ı yaşamayı, onunla coşmayı ve pragmatik bir şekilde kabullenmeyi anlatıyor. Kabullenmek dediğimiz şey, elbette ki haksızlıklara veya zorbalıklara boyun eğmek değil ancak kurban rolünden çıkarak, hayatı ve yaşantımızı kucaklamak, farkındalığımızı genişletmek ve mutluluk verecek bir şekilde dönüştürebilmektir. Aynı bir poşetin rüzgarda salınması gibi…

Esneklik Yasası’nı doğru anladığımızda, olaylara karşı direnmek yerine, o olaydan çıkarabileceğimiz öğretilere odaklanır ve en yüksek hayrımıza göre akışa katılırız. Böylece frenkansımızı da yükseltir ve hangi seviyede kendimizi açmışsak, hayatımıza o seviyede an’lar çekmeye de başlarız. Nedensizmiş görünen mutuluklar akın etmeye başlar hayatımıza…

Esneklik, bize yaşam keyfi ve huzuru getirir. Bizler, sınavları geçmek için burada değiliz, tam tersine deneyimlemek ve bu deneyimleri kucaklayarak, tamamlanmak için buradayız. Eğer yaşama dair her şeyi biz seçiyorsak; neden bugün, şu an, hemen an’ı yaşamayı seçmeyelim ki! Biz esnedikçe, fonda hoş bir müzikle dans ettikçe, evren karşımıza dans edeceğimiz daha da güzel anlar ve müzikler çıkaracak…

Bana mutluluğun dansını yapabilir misin?

Bachata dansı, bence, ritme göre yumuşak ve kıvrak hareketlerle müziğin ve yaşamın içinde kıvrılabileceğiniz bir dans türüdür. Hadi! Yüzümüzde kocaman bir gülümseme ile hayatımıza girenlere ve çıkanlarla birer selam çakıp, dans edelim!

Yazar: Gökçe

Okumak, dinlemek, düşünmek, gözlemlemek, denemek, paylaşmak, keyif almak, gülmek ve çoğalmak... Hayattan keyif almanın birçok yönteminden birkaçı, ancak beni tanımlayanları...Artık kırk yaşını geçtim, bu öğretici ve dol dolu yaşama dair notlar almaya başlasam iyi olur diye düşündüm :) Umarım siz de bana katılır ve daha da çoğalırız... Sevgiyle... Gökçe

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: